Anasayfa » Tarih » Sümbül Ağa Kimdir Ne Zaman Öldü

Sümbül Ağa Kimdir Ne Zaman Öldü

24 Haziran 2011  |  Yazar: admin  |  Yorum Yok  |  118.374 kez okundu
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylas FriendFeed'de Paylaş Sümbül Ağa Kimdir Ne Zaman Öldü



Sümbül Ağa Kimdir Ne Zaman Öldü

Sümbül Ağa saraya Kanuni devrinde girdi. Kökeni ve saraya nasıl girdiği hakkında bir bilgi yoktur. Zekası ve ikili oyunları ile herkesle iyi geçindi. Zamanla Kanuni’nin ve Valide Sultan’ın güvenini kazanarak Kızlar Ağa’lığına terfi etti. Kızlar Ağalığı Kanuni’den sonra da devam etti.

Kızlar ağası, Harem ağası ya da Darüssaade ağası Osmanlı Devletinde haremden sorumlu olan yüksek düzeydeki görevliye verilen isimdi.

Kızlar ağası padişah ve sadrazamdan sonra Osmanlı Devletinin 3. en yüksek görevlisiydi. Sarayın, cinsel işlevi yok edilmiş (hadım edilmiş) siyah ırktan olan erkek köleleri arasından seçilirdi. Padişahın huzuruna gerektiği zaman çekinmeden çıkabilme yetkisine sahipti. Kızlar ağası padişahın huzurunda samur bir kürk giyerdi. Sarayın güvenliğini sağlayan Baltacıların kumandanlığını yapardı. Padişahla sadrazam arasında ve padişahla Valide Sultan arasındaki haberleşmeyi sağlardı. Hareme yeni cariyelerin alınması, haremdeki nikah, sünnet düğünü ve doğum törenlerinin düzenlenmesi hep Kızlar ağasının sorumluluğu altındaydı. Haremde büyük bir suç işleyen cariyelerin bir çuval içine sokularak Topkapı Sarayı’nın hemen önünde Haliç’nin sularına atılarak boğdurulması görevini de Kızlar ağası üstlenirdi. Önceleri Kızlar ağasının konumu beyaz ırktan bir köle olan Kapı ağasından daha düşüktü. Ancak özellikle 17. yüzyılda nüfuzları çok arttı. Padişaha olan yakınlığı nedeniyle protokoldeki yerleri zamanla Kapı ağasının da üzerine çıktı.

Kızlar ağası her zaman siyah ırktan bir erkekti. Osmanlı sarayında her zaman yüzlerce siyah köle görev yapardı. Bu siyah kölelerin cinsel işlevleri ergenliğe ulaşmadan önce yok edilmiş (hadım edilmiş) oluyordu. Osmanlılar bir erkeğin hadım edilmesini İslam dinine aykırı kabul ettikleri için kendileri bu köleleri hadım etmezlerdi ama önceden hadım edilmiş köleleri satın almakta bir sakınca görmezlerdi. Hadım edilmiş siyah köleler genellikle Mısır ve Sudan gibi ülkelerden Mısırlı Hıristiyan veya Yahudi köle tüccarları tarafından İstanbul’a getirilip pazarlanırlar, bazen de saraya hediye olarak sunulurlardı. Bazı siyah köleler kendileri için daha yüksek imkânlar bulmak amacıyla kendi istekleri veya ailelerinin istekleri üzerine hadım edilip köle olurlardı. Diğer siyah köleler ise bazen bir suç işledikleri için ceza olarak, bazen de köle tüccarları tarafından ele geçirilip hiçbir suç işlemedikleri halde kazanç amacıyla hadım edilip köle olarak satılırlardı.

Hadım edilmiş siyah kölelerin Osmanlı sarayında yaygın şekilde görev almalarının birçok nedeni vardı: Öncelikle kadınlarla cinsel ilişki kuramamaları sebebiyle haremde görev yapmalarında bir sakınca görülmüyordu. Ayrıca erken yaşta hadım edilmiş oldukları için daha yumuşak bir kişiliğe sahip olduklarına inanılıyordu. Hiçbir zaman çocukları olmayacağı için ve hiç akrabaları da olmadığı için padişah ve saraya olan sadakatlerinden kuşku duyulmuyordu. Hareme gelen bu siyah köleler en aşağı rütbede hizmete başlarlardı. Sonra sırasıyla acemi ağası, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı, on ikinci hasıllı, yaylabaşı gulamı, yeni saray baş kapı gulamı olurlar ve en başarılı olanları Kızlar ağası olarak atanırdı. Görevden alındıkları takdirde Mısır’a gönderilerek onlara ömür boyu bir maaş bağlanırdı.

‘Deli’ lakabıyla anılan Sultan İbrahim, 23 Şubat 1640′ta Osmanlı tahtına oturduğunda 24 yaşındaydı. Kardeşi IV. Murad’ın elinden yalnız annesi Kösem Sultan ile kendisi kurtulmuştu. Sultan İbrahim yakışıklı olduğu kadar bedenen güçlü bir yapısı olmasına rağmen, kadınlardan uzak duruyordu. Bir oğul bırakmadan ölecek olursa, Osmanlı Hanedanı’nın devamı mümkün olmayacaktı. Bu süreçte Cinci Hoca adıyla anılan hocanın uyguladığı tedaviler sonucu Sultan İbrahim normalleşmeye başladı.

Kösem Sultan da boş durmuyor, oğlunun kadınlara ilgisini arttırmak için saraya birbirinden güzel kızlar aldırıyordu. Kızlar Ağası Sümbül Ağa, birgün melek kadar güzel Zafire adında bir Gürcü güzeli satın alarak saraya getirdi. Ancak bir sorun vardı. Bakire zannedilerek saraya alınan Zafire, altı ay içinde bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Saray dedikodularla çalkalanıyordu. Sümbül Ağa, Zafire’ye acıdığından çocuğu evlat edinerek Osman adını verdi. Osman’ın doğumundan kısa süre sonra Sultan İbrahim’in hareminden Hatice Turhan Haseki de, Padişah’ın ilk oğlunu dünyaya getirdi. Adına Mehmet dendi. Hatice Turhan Haseki’nin sütü kafi gelmediğinden Zafire, Şehzade Mehmet’e sütanne, Osman da süt kardeş oldu.

Zafire, saray kadınlarının içinde belki de en güzeliydi. Sultan İbrahim’in Zafire’ye ilgisi her geçen gün artıyordu. Bu durum, Turhan Haseki’yi çok kıskandırıyordu. İçten içe süren kıskançlık yüzünden oldukça zayıf düşen Turhan, adeta tanınmaz hale gelmişti. Kösem Sultan ise gelininin durumunu yakından takip ediyordu. Nihayet bir gün konuşurlarken, Turhan, kayınvalidesine durumu açıkladı ve Zafire’nin saraydan ayrılmasını talep etti. Kösem Sultan da hemen Sümbül Ağa’yı çağırtıp, Zafire ve oğlunun saraydan uzaklaştırılmasını istedi. Sümbül Ağa, Zafire ile oğlu Osman’ın başına bir felaket gelmemesi için onlarla beraber saraydan ayrılmayı kararlaştırdı. Padişah’ın huzuruna çıkıp durumu anlattı. Kösem Sultan da, oğluna yapması gerekeni söylemişti. Padişah, sevdiği kadını feda etmek istemese de bir fermanla Sümbül Ağa, Zafire ve minik Osman’ı Mısır’a sürgünetti.

Sümbül Ağa ve Zarife, paralarını, mücevheratını ve kıymetli atlarını alıp, İbrahim Çelebi adlı kaptanın gemisine bindiler. Gemi, Girit açıklarından geçerken önlerine o sırada Akdeniz’de dolaşan Malta korsanları çıktı. Korsanlarla savaşa tutuştularsa da Sümbül Ağa ile kaptan İbrahim Çelebi şehit edildi.

Zafire, oğlu Osman, gemi, bütün kıymetli mücevherat ve atlar, Malta Korsanları’nın eline geçti. Gemiyi Girit’in Kandiye Limanı’na getiren korsanlar, atlardan birkaçını Venedik’in Girit Valisi’ne hediye ettiler. Venediklilerin ‘Adaya Türk atının ayağı basarsa Ada Türklerin olur’ sözü bir müddet sonra gerçek olacaktı. Sevdiği kadının korsanların eline geçtiği haberi Sultan İbrahim’i fena halde öfkelendirdi. Derhal bir nota ile Venedik hükumetini korsanları Ada’da sakladıkları için suçladı. Savaş konseyi toplandı ve 1645′te Girit’e sefer düzenlendi.

Sultan İbrahim döneminde Ada’nın Kandiye Kalesi hariç her tarafı alındı. Sultan İbrahim’in yerine geçen Avcı Dördüncü Mehmet zamanında ise Ada baştan başa zaptedildi. Osmanlı Ordusu, 6 Eylül 1669′da Kandiye Kalesi’ne bayrağı dikmişti. Sarayda başlayan bir aşk hikayesi Girit’in alınmasıyla son bulmuştu.

Aranan İçerik: sümbül aga, sumbul aga kimdir, sumbul ağa vikipedi, sümbül ağa nasıl öldü, nigar kalfa nasil öldü, filiz ahmet kimle evli, filiz ahmet kiminle evli, sümbül ağanın hayatı, sümbül ağa kim, sümbül ağa hayatı
Sende Paylaş ;

Benzer Yazılar

  1. Hürrem Sultan Kaç Yaşında Ne Zaman Öldü
  2. Pargalı İbrahim Ne Zaman Ölecek
  3. Muhteşem Yüzyıl Sezon Finalinde Neler Oldu
  4. Öyle Bir Geçer Zaman Ki Ali Kaptanın Vurulma Sahnesi Video izle
  5. İbrahim Tatlıses Ayağa Kalktı İlk Görüntüler
Facebok'ta Paylaş

Benzer Yazılar

Etiketler: , ,
avatar

Bu yazı hakkında birşeyler demek ister misiniz?

RSS üzerinden bu yazıya yapılan yorumları takip edin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*